Fizik Nedir

07 Mart 2009

İbn Sina (980 – 1037)

Kategori: Bilim Adamları — admin @ 18:52

İbn Sina (980 – 1037)

   Felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp ve müzik gibi bilgi ve becerinin muhtelif alanlarında seçkinleÅŸmiÅŸ olan, İbn Sînâ (980-1037) matematik alanında matematiksel terimlerin tanımları ve astronomi alanında ise duyarlı gözlemlerin yapılması konularıyla ilgilenmiÅŸtir. Astroloji ve simyaya itibar etmemiÅŸ, Dönüşüm Kuraminın doÄŸru olup olmadığını yapmış olduÄŸu deneylerle araÅŸtırmış ve doÄŸru olmadığı sonucuna ulaÅŸmıştır. İbn Sînâ’ya göre, her element sadece kendisine özgü niteliklere sahiptir ve dolayısıyla daha deÄŸersiz metallerden altın ve gümüş gibi daha deÄŸerli metallerin elde edilmesi mümkün deÄŸildir.

 

   İbn Sînâ, mekanikle de ilgilenmiÅŸ ve bazı yönlerden Aristoteles’in hareket anlayışını eleÅŸtirmiÅŸtir; bilindiÄŸi gibi, Aristoteles, cismi hareket ettiren kuvvet ile cisim arasındaki temas ortadan kalktığında, cismin hareketini sürdürmesini saÄŸlayan etmenin ortam, yani hava olduÄŸunu söylüyor ve havaya biri cisme direnme ve diÄŸeri cismi taşıma olmak üzere birbiriyle baÄŸdaÅŸmayacak iki görev yüklüyordu. İbn Sînâ bu çeliÅŸik durumu görmüş, yapmış olduÄŸu gözlemler sırasında hava ile rüzgârın güçlerini karşılaÅŸtırmış ve Aristoteles’in haklı olabilmesi için havanın ÅŸiddetinin rüzgârın ÅŸiddetinden daha fazla olması gerektiÄŸi sonucuna varmıştır; oysa meselâ bir bir aÄŸacın yakınından geçen bir ok, aÄŸaca deÄŸmediÄŸi sürece, aÄŸaçta ve yapraklarında en ufak bir kıpırdanma yaratmazken, rüzgar aÄŸaçları sallamakta ve hatta kökünden kopartabilmektedir; öyleyse havanın ÅŸiddeti cisimleri taşımaya yeterli deÄŸildir.

   İbn Sînâ’ya Aristoteles’in yanıldığını gösterdikten sonra, kuvvetle cisim arasında herhangi bir temas bulunmadığında hareketin kesintiye uÄŸramamasının nedenini araÅŸtırmış ve bir nesneye kuvvet uygulandıktan sonra, kuvvetin etkisi ortadan kalksa bile nesnenin hareketini sürdürmesinin nedeninin, kasri meyil (güdümlenmiÅŸ eÄŸim), yani nesneye kazandırılan hareket etme isteÄŸi olduÄŸunu sonucuna varmıştır. Üstelik İbn Sînâ bu isteÄŸin sürekli olduÄŸuna inanmaktadır; yani ona göre, ister öze âit olsun ister olmasın, bir defa kazanıldı mı artık kaybolmaz. Bu yaklaşımıyla sonradan Newton’da son biçimine kavuÅŸan eylemsizlik ilkesi’ne yaklaÅŸtığı anlaşılan İbn Sînâ, aynı zamanda nesnenin özelliÄŸine göre kazandığı güdümlenmiÅŸ eÄŸimin de deÄŸiÅŸik olacağını belirtmiÅŸtir. Meselâ elimize bir taÅŸ, bir demir ve bir mantar parçası alsak ve bunları aynı kuvvetle fırlatsak, her biri farklı uzaklıklara düşecek, ağır cismimler hafif cisimlere nispetle kuvvet kaynağından çok daha uzaklaÅŸacaktır.

   İbn Sînâ’nın bu çalışması oldukça önemlidir; çünkü 11. yüzyılda yaÅŸayan bir kimse olmasına karşın, YeniçaÄŸ MekaniÄŸi’ne yaklaÅŸtığı görülmektedir. Onun bu düşünceleri, çeviriler yoluyla Batı’ya da geçmiÅŸ ve güdümlenmiÅŸ eÄŸim terimi Batı’da impetus terimiyle karşılanmıştır.

   İbn Sînâ, her ÅŸeyden önce bir hekimdir ve bu alandaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Tıpla ilgili birçok eser kaleme almıştır; bunlar arasında özellikle kalp-damar sistemi ile ilgili olanlar dikkat çekmektedir, ancak, İbn Sînâ dendiÄŸinde, onun adıyla özdeÅŸleÅŸmiÅŸ ve Batı ülkelerinde 16. yüzyılın ve DoÄŸu ülkelerinde ise 19. yüzyılın baÅŸlarına kadar okunmuÅŸ ve kullanılmış olan el-Kânûn fî’t-Tıb (Tıp Kanunu) adlı eseri akla gelir. BeÅŸ kitaptan oluÅŸan bu ansiklopedik eserin Birinci Kitab’ı, anatomi ve koruyucu hekimlik, İkinci Kitab’ı basit ilaçlar, Üçüncü Kitab’ı patoloji, Dördüncü Kitab’ı ilaçlarla ve cerrâhî yöntemlerle tedavi ve BeÅŸinci Kitab’ı ise çeÅŸitli ilaç terkipleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir.

   İslam tarihinde önemli adımların atıldığı bir dönemde bilim hususunda daha sonra gelişecek olan Avrupa biliminde de önemli etkileri olacak olan İbn Sina, geliştirdiği felsefeyle de daha sonraları bir çok İslam alimi tarafından da eleştirilmiştir.

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

WordPress'in desteÄŸiyle.