- Anasayfa
- Bilim Adamları
- Cern
- Düşündüren Fizik
- Eğlenceli Fizik
- Fizik Eğitimi
- Fizik Konu Anlatımları ve Soru Çözümleri
- Fizik Plan ve Zümreleri
- Fizik Simülasyonları
- Fizik Sunuları
- Fizik Testleri ve Yazılıları
- Fizik Videoları
- Gazeteler ve Dergiler
- İletişim
- Kavram Yanılgıları
- Kişisel Gelişim
- Merak Edilenler
- Meslek Rehberi
- Nobel Fizik Ödülleri
- Olimpiyat Soruları ve Cevapları
- Öss Sınav Soruları
- Resimli Fizik
- Türk Bilim Adamları
- Üniversiteler
- Fizik Nedir
Mart 7, 2009
YÖK, 195 Dakikalık Tek Sınavı Kaldırıyor. 2010′daki Yeni Sistemle İki Ayrı Sınav, İkinci Sınavda da 4 Ayrı Test ve 1 Yabancı Dil Sınavı Olacak.
Akşam’dan Kıvanç El’in haberine göre, 2010 yılında ÖSS‘de yapılacak köklü değişiklikler konusunda önerilen sistemin ayrıntıları netleşmeye başladı. Yeni sistemde öğrencilerin kaderini 195 dakikalık tek sınav belirlemeyecek. Öğrenciler temel sınavın yanında 2 haftaya yayılan 4 farklı dersin testleriyle karşılaşacak, çözdükleri testlere göre bölümlere yerleşecek. Önceki gün YÖK Genel Kurulu’nda ele alınan sistemde öğrenciler, nisan ve haziran aylarında olmak üzere iki aşamalı sınava girecek. Nisan ayında temel bilgilerin yer aldığı sınavda belirlenecek barajı geçenler haziran ayındaki sınavlara girecek.
YÖK’ÜN ÖNÜNDEKİ YENİ SİSTEM ŞÖYLE:
Nisan’daki sınavda öğrencilere basit düzeyde Matematik, Türkçe, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Psikoloji soruları yöneltilecek.
Haziran’da 2 haftaya yayılan 4 farklı ders testi öğrencilere uygulanacak. Bu testler; ‘Matematik’, ‘Edebiyat’, ‘Fen’ ve ‘Sosyal’ testlerinden oluşacak.
Matematik okumak isteyenlerin sadece bu teste girmesi yetecek. Fakülteler hangi testlere göre öğrenci alacağını açıklayacak.
Moleküler Biyoloji ve Genetik okumak isteyen bir öğrenci ‘Matematik’ ve ‘Fen’ testini çözecek. Fen testi içinde yer alan ‘Biyoloji’ sorularının standart sapmaları da farklı hesaplanacağından ‘Biyoloji’ sorularının önemi artacak.
Yabancı Dil bölümlerinde okumak isteyenler 2 haftalık sınavın haricinde 3′üncü hafta ayrı bir Yabancı Dil Sınavı’na girecek.Meslek lisesi öğrencileri de genel lise öğrencileri ile aynı şartlarda sınava girecek. 2 yıllık Meslek Yüksek Okulları’na sınavsız geçiş hakkı kaldırılacağından meslek liseliler ‘Temel’ düzeydeki sınavın ardından puanlarına göre 2 yıllık fakültelere de yönelebilecek.
4 yıllığa gitmek isteyen meslek lisesi öğrencilerinin önü de kapanmayacak. Meslek liseliler, 4 teste girerek mezun oldukları alan dışında istedikleri bölümlere yerleşebilecek.
Örneğin, bir teknik lise makine, motor gibi bölüm öğrencisi, 2 yıllık okumak isterse sadece ‘Temel’ düzey sınavına girip üniversiteye yerleşebilecek. 4 yıllık bölüme gitmek isterse 2′nci aşama sınava girecek. Hangi bölümü okumak istiyorsa o bölümle ilgili belirlenen testi çözecek. İsterse 4 testi de çözüp bölüm hakkını artıracak. İmam hatip lisesi öğrencileri de istedikleri bölüme istedikleri testi alarak gitme hakkına sahip olacak. 28 Şubat öncesi dönemde imam hatip öğrencilerinin de arasında olduğu meslek lisesi öğrencileri istedikleri alanlarda tercih yapabiliyordu.
Mart 7, 2009
Eğitim ve öğretimin en önemli basamaklarından birisi yapılan eğitimin değerlendirilmesidir. Yazılı sınavlar değerlendirmenin en önemli basamaklarından biridir. Yazılı sınavların hazırlanmasından yazılının okunmasına kadar birçok basamakları vardır. Öğretmenlere faydalı olur düşüncesi ile yazılı sınavlarda dikkat edilmesi gereken genel kurallara değinmek istiyorum.
• Yazılının hazırlanması: Bir yazılının hazırlanabilmesi için yeterince konunun işlenmiş olması gerekir. Sınavın selameti için A ve B grupları şeklinde hazırlanmalıdır. Gruplara ayırırken soruların paralel olmasına dikkat edilmelidir. Soru sayısının 6 ile 8 arasında olması tavsiye edilir. Boşluk doldurma, doğru yanlış, çoktan seçmeli ve tanım soruları öğrencilerin sevdikleri soru çeşitleridir. İmtihanın bir ders saati içinde bitirilmesi planlanmalıdır. Soruların şekillerle desteklenmesi soruların anlaşılırlığını artıracaktır. Her sorunun puanı sorunun başına yazılmalıdır. Soruların zorluk dereceleri ayarlanırken sınavın toplam puanının %50’sinin herkesin çözebileceği tipte sorulara, %30’unun orta seviyeli sorulara ve %20’sinin seviyeli sorulara ayrılması tavsiye edilir. Mümkünse soru kâğıdında sorular aralıklı yazılmalı ya da kâğıt iki sütuna ayrılarak soruların karşısında çözüm yeri ayrılmalıdır. Yazılıya ait ayrıntılı bir cevap anahtarı hazırlanmalıdır. Cevap anahtarı, çözümün aşamalarına göre basamak basamak puanlandırılmalıdır. Yazılıdan sonra cevap anahtarı asılmalıdır.
• Yazılının yapılması: Yazılıyı sağlıklı bir şekilde sonuçlandırmak için çok farklı yöntemler kullanılabilir. Fakat genel kural olarak; öğrenci sıralarının arası açılmalı, yazılısı yapılacak dersin kitap ve defterleri toplanmalı, mümkünse bütün sınıflar aynı anda sınava alınmalı, imtihan esnasında sürekli dolaşılmamalı ve oturulmamalı, iyi öğrenciler yan yana ve arka arkaya oturtulmalı, soru sorulmasına izin verilmemeli(tabi eğer hazırladığınız soruların anlaşılırlığına ve doğruluğuna güveniyorsanız), sınavı bitiren öğrenci dışarı gönderilmelidir.
• Yazılının okunması ve değerlendirilmesi: Bu konuda aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:
• Cevap anahtarı sınavdan hemen sonra ilan edilmeli,
• Sınav kâğıtları sınavdan sonra bir hafta içerisinde okunmalı,
• Sınav kâğıtları soru soru okunmalı,
• Sınav kâğıtları değerlendirildikten sonra öğrencilere gösterilmeli,
• Sınav sonuçlarının analizi yapılmalı,
• Sınav sonuçları grafiklerle gösterilmeli,
Nuri Balta
Mart 7, 2009
İşte size birkaç örnek…
- Mıknatısların aynı kutupları (N-N ve S-S) birbirine ne demiş?
- Aramızdaki bu çekememezliğin sebebini bir türlü anlayamadım, demiş.
- Mıknatısların zıt kutupları (N-S) birbirine ne demiş?
- Aramızdaki bu cazibe beni şaşırtıyor, demiş.
- Ortadan ikiye bölünen mıknatısın kutupları ne demiş?
- Hiç yalnız kalamayacak mıyım kardeşim, demiş.
- Bir foton bir fotona ne demiş?
- Gel beraber etrafı aydınlatalım, demiş.
- Peki o diğerine ne demiş?
- Olmaz, bir alkali metal ile randevum var ondan bir elektron koparmam lazım, demiş.
- Kesme potansiyeli kopan fotoelektronlara ne demiş?
- Hiç uğraşmayın hiçbirinize geçiş hakkı yok, demiş.
- Doyma potansiyeli kopan fotoelektronlara ne demiş?
- Yettim gardaşlarım hepinizi garşı tarafa ulaştıracam, demiş.
- Atom kendini uyarmaya çalışan elektron ve fotona ne demiş?
- Ben öyle her teklifi kabul etmem beni uyarmak istiyorsanız en az şu kadar isterim, demiş.
- Peki sonra ne demiş?
- Ama benim için kritik olan miktara ulaşacak olursanız bunun üzerindeki her teklife açığım, demiş.
- Işıma yapmak üzere olan atom bir garson edasıyla ne demiş?
- Işımanızı bütün mü alırsınız yoksa dilimleyeyim mi?, demiş.
- Rutherford Thomson a ne demiş?
- Dostum kekin güzel olmuş olmasına da üzümlerin kek içindeki yerlerini beğenmedim, demiş.
- Peki o ne demiş?
- İlahi Rutherford, bunlar üzüm kekin içinde değil de dışında olacak değil ya, demiş.
- Çizgisel momentum açısal momentuma ne demiş?
- Benim işim De Broglie ile sen git Bohr’la ilgilen, demiş.
- Elastik çarpışma elastik olmayan çarpışmaya ne demiş?
- Maden enerjini koruyamayacaktın ne diye çarpıştın, demiş.
- Prizma, üzerine gelen beyaz ışığa ne demiş?
- Üstüme üstüme gelme seni dağıtırım sonra kendini toparlayamazsın, demiş.
Mart 7, 2009
Yeni sistem de konuları öğretirken, öğrencilerimize esas öğretmemiz gereken,araştırma, bilgiye ulaşma ve araştırma sonuçlarında ortaya projeler koyabilme yeteneği kazandırmak olmalıdır.
Her konu işlenirken, küçük projeler hem konuyu cazip hale getirir hem de öğrencilerimize fiziği sevdirirken hayata hazırlar. Ama bu projelerin ebeveynler tarafından yapılmamasına özellikle dikkat edilmeli…:)
Denge, moment, kütle merkezi konularındaki öğrencilerime üç haftalık süre için verdiğim ödevden sadece bir kaç örnek;
sadece bir kaç kibrit çöpüyle düz masanın kenarına bir şişe suyu astılar ben şahidim…
Buda sıfır dan üretim yapmış. Emek vermiş.
Saygılarımla…
Halil İbrahim Gündoğdu
higundogdu@gmail.com
www.fizikolimpiyat.com




