- Anasayfa
- Bilim Adamları
- Cern
- Düşündüren Fizik
- Eğlenceli Fizik
- Fizik Eğitimi
- Fizik Konu Anlatımları ve Soru Çözümleri
- Fizik Plan ve Zümreleri
- Fizik Simülasyonları
- Fizik Sunuları
- Fizik Testleri ve Yazılıları
- Fizik Videoları
- Gazeteler ve Dergiler
- İletişim
- Kavram Yanılgıları
- Kişisel Gelişim
- Merak Edilenler
- Meslek Rehberi
- Nobel Fizik Ödülleri
- Olimpiyat Soruları ve Cevapları
- Öss Sınav Soruları
- Resimli Fizik
- Türk Bilim Adamları
- Üniversiteler
- Fizik Nedir
Mayıs 19, 2010

| Işığa Düğüm Atıldı |
| Üç İngiliz üniversitesinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmanın sonucunda ışık demetine düğüm atıldığı açıklandı. Işığa düğüm atma düşüncesi yeni değil, matematikçiler bunun olabilirliğini varsayımsal olarak ortaya koymuşlardı ancak, ilk kez fiziksel olarak gösteriliyor.
Uzayda hareket eden ışık demetinin nehirde akan suya benzetilebileceğini anlatan İngiliz araştırmacılar bu demetin düz bir çizgi halinde ilerlediğini, ancak bu çizgi üzerinde ilerlerken anaforlar, girdaplar oluşturabileceğini belirtiyor. Bu girdaplara optik girdaplar deniliyor. Optik girdapların oluşmasının nedeni ışık demetinin hareket ekseni üzerinde dönerek ilerlemesi. Işık demetinin yaptığı bu hareket bir vidanın dönme hareketine benzetilebilir. Dönme hareketi yüzünden (hareket ekseninin üzerine gelen) orta alandaki ışık dalgaları birbirlerini yok ediyor. Bu ışık demeti düz bir yüzeye yönlendirilse ortası karanlık kenarları aydınlık bir görüntü, ışıktan bir yüzük ortaya çıkıyor. Optik girdaplar, bilgisayar yardımıyla üretilmiş hologramlar sayesinde oluşturabiliyor. Bilgisayar yardımıyla oluşturulmuş optik girdaplar hücreler gibi çok küçük parçaları yönlendirmekte, mikro-motor üretiminde, yeni gezegenlerin keşfinde ve bilgisayar teknolojilerinde kullanılıyor.
Çalışmayı gerçekleştiren araştırmacılar düğüm kuramından yararlanarak bilgisayar yardımıyla hologramlar hazırladıklarını ve bunların yardımıyla da ışık demetine düğüm attıklarını açıkladılar. Matematik biliminin topoloji alanında yer alan düğüm kuramı, gündelik yaşamda gördüğümüz düğümlere (ayakkabı bağcıkları, ipler vs.) dayanıyor. Gündelik hayatımızda gördüğümüz düğümlerden farklı olarak matematiksel düğümlerin uçları birbirine ekli yani çözülmüyorlar.
Haberin görselinde ışığa atılan düğümü gösteren şekiller yer alıyor. Bu şekillerdeki renkli dairler optik girdabı oluşturmakta kullanılan hologramı gösteriyor. Derleyen: Özden Hanoğlu |
Mayıs 9, 2010
Geleceğim uğruna hayatımı planlayamıyorsam önümdeki engelleri görmek istemiyorsam nasıl ben olacağım !!!
Ben, ben olmak istiyorum. Her ben olduğum anı yaşadıkça mutlu olmak ve çevremdeki sevdiklerimi de mutlu etmek istiyorum. Alışkanlıklarımın esiri olmak, onlarla her karşılaştığımda çaresizce onlara karşı yenilmek ve her yenilgiden sonra özgüvenimi kaybetmek istemiyorum. Her kaybedişimin bana farkında olmadan yeni bir alışkanlık kazandırdığını görüp içimin içimi yemesini istemiyorum. Ben BAŞARISIZLIK ALIŞKANLIĞINI kazanmak istemiyorum. Üzerimdeki ölü toprağı misali alışkanlıklarımdan kurtulmak istiyorum. Yani yeni bir ben olmak istiyorum. Düşünüyorum nasıl diye sonunda fark ediyorum eski ben ile mücadele etmem gerektiğini artık mücadele geçmişteki ben ile gelecekteki ben arasında mutsuz, başarısız olan bir ben olmak istemiyorum. Kararlıyım gayret göstereceğim yapamadığım zorlandığım alanlarda sevdiklerimden ve dostlarımda yardım alacağım. Ama kaybetmeyeceğim, sabredeceğim biliyorum sabırla yaptığım bu mücadele bana GELECEK BENİ getirecek.
Yakup ATBİNİCİ
Mayıs 9, 2010
Almanya’nın yenilenebilir enerjide örnek gösterilen eğitim sistemi, AB projesi kapsamında Danimarka, İspanya ve Belçika ile birlikte Türkiye’ye de taşınacak
Almanya’nın yenilenebilir enerji konusunda örnek gösterilen eğitim sistemi, AB projesi kapsamında Danimarka, İspanya ve Belçika ile birlikte Türkiye‘ye de taşınacak. Proje kapsamında, meslek lisesi düzeyinde Türkiye’nin ilk ”Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı” İzmir’de, proje ortağı okulda kurulacak. Okul, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, yenilenebilir enerjinin meslek liselerinde dal olarak okutulması talebinde bulunacak.
Almanya koordinatörlüğünde, Ekim 2009′da başlayan projenin Türkiye’deki ortağı Buca Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Bilgisayar Öğretmeni ve Proje Koordinatörü Buray Tüzün AIRE (Yenilenebilir Enerji Alanının Mesleki ve Teknik Eğitime Adaptasyonu) projesinin ”yenilik transferi” olduğunu belirtti. Tüzün, Almanya, Danimarka, İspanya, Belçika ve Türkiye’nin bulunduğu projenin, Almanya’da meslek liselerinde başarılı bulunan yenilenebilir enerji eğitim sisteminin, ortak ülkelere transferini içerdiğini vurgulayarak, bu kapsamda meslek lisesi düzeyinde Türkiye’nin ilk yenilenebilir enerji laboratuvarının da okullarında kurulacağını bildirdi.
Türkiye’nin bu alandaki ihtiyacı karşılanacak
Laboratuvarda simülatör enerji üretim cihazlarının bulunacağını anlatan Tüzün, şunları söyledi: ”Bu simülatörler ile önce güneş enerjisinin elektriğe çevrilmesi, güneş enerjisinin yedeklenmesi, suyu güneş enerjisiyle ısıtma ve aylarca aynı sıcaklıkta koruma uygulamaları gibi konularda öğrencilerimize bilgiler vereceğiz. Yenilenebilir enerji konusunda uzman yetiştireceğiz.
Enerji kaynakları çok sınırlı. Tüm dünya alternatif enerji arıyor. Güneş ve rüzgarın hem İzmir’de, hem de Türkiye’de önemli potansiyeli var. Bu kullanılsın, yaygınlaştırılsın istiyoruz. Bu alanda yatırımlar da gün geçtikçe artıyor. Bu nedenle, sektörün yetişmiş, işi bilen elemana ihtiyacı var. Biz Türkiye’nin bu konudaki ihtiyacını karşılamak istiyoruz.”
Tüzün, Türkiye’deki meslek liselerinde yenilenebilir enerji dalı bulunmadığını ifade ederek, önemli potansiyele sahip ve bu alanda yatırımlarını artıran Türkiye’nin yetişmiş eleman ihtiyacını karşılaması amacıyla böyle bir dal oluşturulması gerektiğini kaydetti. Projenin 2011 yılında sona ereceğini belirten Tüzün bu zamana kadar okulda laboratuvarın kurulacağını söyledi. Tüzün’ün belirttiğine göre hazırlıklar tamamlandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığına sunulacak ve yenilenebilir enerjinin meslek liselerinde Elektrik-Elektronik Bölümü altında dal olarak okutulması talep edilecek.
Mayıs 9, 2010
El yazınız sağa eğildikçe kararlarınızda duygusallık öne çıkıyor. L, t ve h harfleri, iş hayatınızdaki hırs ve iktidar sırlarınızı ortaya döküyor. El yazısı bilimi şimde de iş dünyasının hizmetinde…
Üç bin yıl önce Çinliler tarafından geliştirilen ve birçok kültür ve uygarlık tarafından büyük itibar gören el yazısı bilimi (grafoloji), bugün iş dünyasının hizmetinde. İş dünyasının bu yönteme en çok başvurduğu alan ise işe alımlar. El yazısı, kişinin karakterini, davranışlarını, eğilimlerini tahmin etmekte ve kişilik analizinde en etkili ve güvenilir yöntemlerden biri olarak addediliyor. Bu yöntem eleman seçme ve yerleştirme süreçleri, mülakatlar, ekip kurma çalışmaları ve kariyer planlaması gibi geniş bir alanda sık kullanılan bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.
Sodexho gibi çokuluslu şirketlerden bazıları dünyanın her yerindeki ofislerinde işe alım süreçlerine el yazısından kişilik tahlil etme yöntemini dahil ediyor. El yazısının kişinin sosyo-ekonomik kökenini, yaşama biçimini, hayattaki duruşunu ve eğitimini yansıttığı Fransa gibi ülkelerde şirketler yüzde 80 oranında iş görüşmelerinde el yazısıdan kişilik tahlili yapıyor.
İngiliz Grafoloji Enstitüsü Başkanı Elaine Quigley, tüm dünyada tanınmış grafologların başında geliyor. Quigley’e göre el yazısı bir nevi ‘zihin yazısı’ demek. Bu konuda grafolojinin kullandığı evrensel bir metodoloji de var. Yani el yazısıyla kişinin karakterini okurken kullanılan göstergeler, ulustan ulusa, kişiden kişiye değişmiyor. Uzman bir grafolog, kişi hangi ulustan gelirse gelsin hangi lisanda yazarsa yazsın, o kişinin düşüncelerinin el yazısıyla kağıt üzerine yansıyan izdüşümlerini okuyabiliyor.
Grafolojide en az 300 farklı el yazısı örneğinden yola çıkılarak inceleme yapılıyor. Fakat yine de değişmeyen ve temel olarak nitelendirilen belli bazı göstergeler var. İşte bunlardan bazıları:
Eğim:
+ El yazısının sağa doğru eğimi, kişinin iletişim yeteneğinin göstergesi olarak yorumlanıyor. Örneğin kişi daha arkadaş canlısı, yönlendirici, sorumluluk sahibi, girişken olma eğilimi taşıyordur. Aynı zamanda satış yapmaya, kontrolü elinde tutmaya, sevilmeye, destekçi olmaya kadar uzayan birçok olasılığı barındırır.
+ Yazı sağa doğru eğildikçe kişinin kararlarında duygularının etkisinde kalma özelliği artar.
+ El yazısının genellikle dik oluşu kişilik bağımsızlığına işarettir.
+ Sola doğru eğilen el yazısı, duygusal olarak ihtiyatlılığı temsil eder. Bu el yazısının sahibi, öncelikle her detayı doğrulama ihtiyacı duyar. Başkalarının onu herhangi bir söz vermeye zorlamasından hoşlanmaz.
Büyüklük:
+ Büyük el yazısıyla yazan kişiler daha çok dışadönük, dost tavırlı kimselerdir. El yazısının sahibi kişi yabancılara karşı daha mesafeli olmayı tercih etse de kendine güvenle hareket eder.
+ Küçük el yazısı mantığı temsil etmenin yanı sıra zıt düşülen kişilere karşı acımasız olmayı da ifade eder. Akademik ve zihinsel uğraşılardan hoşlanan kişilerde bu tip el yazısı görülür.
+ Eğer yazı hem küçük hem de zarif ise kişinin kendi dalga boyuna uygun olmayan kişilerle de iyi bir iletişim kurması olası değildir. Bu kişiler, sosyal olarak kabul görmüş kuralları yıkmak konusunda zorlanırlar.
Baskı:
+ Koyu harflerle yazan kişiler verdikleri sözü yerine getirmek konusunda çok titizdirler. Ve etraflarındaki birçok olan biteni ciddiye alırlar.
+ Çok koyu harfler ise kişinin gerginliğinin, eleştiriye karşı sinirlerine fazla hakim olamayışın ve küçük imalardan bile alınganlık gestermenin ifadesi olarak yorumlanıyor. Bu kişiler önce tepki gösterir sonra soru sorarlar. Ve duygusal davranışlarını devam ettirirler.
+ Çok silik ve ince yazılar ise ortama ve insanlara olan hassasiyeti temsil ediyor. Ama yazı aynı zamanda kaba saba ve şekilsiz ise kişi duygusal derinliği bile devam ettiremiyordur ve sönük bir yaşam tarzı sürdürüyordur.
L, t ve h harflerindeki sırlar:
+ Bu harflerin üst kısımlarının uzun olması hedef ve hırsın mevcudiyetini gösterir. Ancak üst tarafı fazla uzun l, t ve h’ler, kişinin başarması gerektiğini düşündüğü meselede gerçekdışı beklentiler içinde olabileceği anlamına gelir.
+ Bu harflerin üst tarafının oranlı bir şekilde kuyruklu olması kişinin herşey üzerine etraflı bir şekilde düşündüğünü ve hayalgücünü makul bir şekilde kullandığını gösterir.
+ Kıvrımın enli olması, yeni fikirler üretme ve bunların üzerine uzun uzadıya düşünme eğilimini ortaya koyar.
+ Üst kıvrımın tekrar harfe geri dönmesi, yazı sahibinin hayalgücünü kullanmaktan kaçındığını ve elindeki işi bitirebilmek minimum gerekliliklerle kendini sınırladığını gösterir.
G, y, p harflerindeki sırlar:
+ Kuyruğun dik olması, sabırsızlık alametidir.
+ Kuyruğun basık bir şekilde yuvarlanması, saldırganlık ve yüzleşmekten uzak durma isteğini ortaya koyar.
+ Kuyruğun bastırılarak yazılmış tam bir kanca halini alması, enerji, para kazanma isteği ve tenselliğin göstergesidir.
+ Kuyruğun bastırmadan tam bir kanca şeklini alması güvenlik ihtiyacını gösterir.
+ Kelimeler arasındaki mesafe
+ Kelimeler arasındaki mesafenin fazla olması, “bana nefes alacak alan bırak” mesajını içerir.
+ Kelimeler arasındaki mesafenin daha az olması ise başkalarıyla birlikte olma isteğini ortaya koyar, ama böyle yazan insanlar zaman zaman gereksiz bir kalabalığa neden olabilirler ve dayatmacı bir kişilik sergileyebilirler.
Satırlar arasındaki mesafe:
+ Satırların arasının açık olması, olaylara sakin ve geniş perspektiften bakma eğilimini ortaya koyar.
+ Satır aralarının dar olması, yazarın hareketi sevdiğini ve eylemin içinde olmaktan hoşlandığını gösterir.
+ Satır araları dar olup, harfler arasındaki bağlantı çok sıkı değilse, söz konusu el yazısının sahibi baskı altında sükunetini koruma disiplinine sahiptir.
Sayfa kenarındaki boşluk:
+ Sayfanın sol tarafındaki boşluk, kişinin köklerini ve ailesini gösterir.
+ Sağ taraftaki boşluk, diğer insanları ve geleceği temsil eder.
+ Tepedeki boşluk hedef ve hırslardır.
+ Sayfanın dibindeki boşluk, enerji, içgüdü ve pratiklik anlamına gelir.
+ Sayfanın sol tarafındaki geniş bir boşluk bırakılması, hareketliliği sürdürme isteğini ortaya koyar.
+ Soldaki mesafenin az olması ise temkinlilik ve hazır olmadığı takdirde bir şeyleri yapmaya zorlanmaktan kaçınma isteğini belirtir.
+ Sağ taraftaki boşluğun az olması, sabırsızlık göstergesidir ve bir an once işe başlayıp işi bitirme eğilimini yansıtır.
Sağda geniş bir boşluk bırakılması ise bilinmeze karşı korkunun mevcudiyetini ortaya koyar.
Mayıs 6, 2010





